MİNİK BİR İHTİMAL

983e5ebdf65d035103062026217347cb_1307388005Nasıl olur da bir insan en nefes alamadığını, kimsenin kalbine dokunamadığını düşündüğü anda kalemine sarılır? Ona tutunur… Ondan umar… Belki der… Belki…

Elbet bir gün yaşayacaksınız bu duyguyu, anı… Ya da yaşadınız bile… Bir uçurumun kenarındasınız sanki ama ne iten var ne tutup çeken. Ortadasınız! Herşeyin ortasında… Belki de budur en çok yakıp yıkan. Üzen… Ağlatan… Tutunamamanız! Ne sahip olmanız ne de sahip olamamanız!

Ortada kalmanız!

Bir kişi dahi bulamayıp boş boş etrafa bakmak zorunda olmanız…
Zorunda mısınız?

Öyle bir an gelir ki “Nasıl anlatsam” dersiniz. “Nasıl”ını bilebilecek ancak siz değil misiniz?

Aslında evet, herşeyin ortasındayım. Peki ya siz?

Her gün gülmektense her gün ağlamayı yeğlerim aslında. Belki de her istediğimde yapamamamdandır. Bana bağlı olmamasından… Oysa içinizden gelmese de gülebilirsiniz ama bazen isteseiz de ağlayamazsınız. Tuhaf mı? Belki, ama evet gerçek!

Saçmalıyor muyum? Evet, belki… Ama tutunabildiğiniz tek dalınız kaleminizse onunla saçmalamak bile sizin için mühimdir. Bunu hissettiniz mi hiç?

Bence HAYIR! Hissedemediniz! Hissedemeyeceksiniz!?

Bilmiyoum, belki… Belki minik bir ihtimal…

Karşınızda titreyen ama zorla tuttuğum göz yaşlarımı ta göz bebeklerimde göremiyor musunuz? Bu musunuz? Bu kadar mı?

Yazık mı?
Yeter mi? Çok mu kafa ütüledim?
Yoksa dayanamadınız mı gerçekleri tokat gibi yüzünüze çarpmama?
Yüzünüz mü acıdı?

Pardon (!) özür dileriz…

Sitemim yalnız kendime…

Reklamlar