Yine Aylardan Kasım…

Ne söylemeliyim bilmiyorum. Aslında nereden başlasam  onu düşünüyorum. Belki de söyleyecek hiçbir şey kalmadı ama farkında değilim. Ya da fark etmek istemiyorum. Korkuyor muyum yoksa?

Evet, haklısın; sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı. Son sözlerimi mısralarıma harcadım. Hani o kırık dökük kalbimden düşen ufacık bir parçada yer alan, sana göre saçma, bana göre yetersiz satırlarım var ya… İşte onlarda kaybettim kelimelerimi. Sana dair tüm harflerimi o parçaya sundum ve kabul etti. Şimdi nerede kim bilir… Belki de sonsuz olmayı deniyordur yağan yağmurla…

Kasım aylarında hep ağlarım bilirsin. Yine aylardan Kasım ve ben yine ağlıyorum sevgilim. Geldiğin gün de ağlıyordum, hatırlıyor musun? Kasım’dı aylardan… Göz yaşlarımın akmaya hevesli olduğu ay… Meşe ağacının altında doldu dizgin akan yaşlarımı dindirmeye çabalamaksızın ağlıyordum. Beni fark etmen uzun sürmemişti. Bir tek sözcük dahi telaffuz etmeden bakmıştın gözlerime.

Ben, ağlıyordum…

Sonra fark etmedik ne olup bittiğini. Dediğim gibi belki de fark etmek istemedik. Fark etmekten korktuk belki de. Kağıttan bir gemiyle okyanusa açıldık. Fakat gemi batacaktı, biliyorduk. Biz, yine de açıldık… Gemi battıkça daha çok sarıldık birbirimize. Faydasızdı, biliyorsun. Yok olmaya mahkumduk aslında yola çıkarken… En başında bitecektik…

Geldiğin gibi aniden gitmelisin biliyorum. Hem de yağmur yağarken gitmelisin! Her adımınla hıçkırmalı gökyüzü! Yağmur göz yaşlarımı gizlemeli… Çünkü sen gitmelisin…

İşte bu yüzden yağmur yağmalı sen giderken…

Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı! Boşuna bakma gözlerime. Ağlamamalıyım biliyorsun. Ben ağlarsam gidemezsin biliyorum. Ağlayamam, çünkü gitmelisin.

Bu söylediklerim saçma gelebilir belki. Fakat nasıl olsa unutacaksın söylediklerimi. A ile B’nin arasına sıkışıp kaldım, oradan bakıyorum artık hayata ve sana… Belki utanç, belki pişmanlık, belki de korku gizledi beni oraya. Sen gittikten sonra sokakların bana küsme ihtimalinden korkuttu belki de beni. Bir travestinin bileğinden akan kanda boğulmaktan ürktüm hep. Ama boşver sen bunları sevgilim…

Hem bakma sen üstüme başıma! Sanma ki rüzgar beni böyle hırçın yaptı. Gözlerinden aktığımdan beri böyle dağınık saçlarım. Kalbimi hiç sorma zaten…

Biliyorum her şeye rağmen gideceksin. Hem, gitmelisin de, farkındayım her şeyin. Bir Kasım ayı, günlerden herhangi bir gün fakat yağmur yağarken gitmelisin… Giderken gözlerime dönüp bakma sevgilim. Yağmurun göz yaşlarımı gizlemeye utanmasından korkuyorum.

Her Kasım ayı geldiğinde gideceğin günü beklemek ve Kasım geçtiğinde ancak gülebilmek ağırttı saçlarımı. Biliyorum yüzümdeki çizgiler de bu yüzden. Fakat sen aldırmabunlara… Kirpiklerime asılı kalmış bakışların, unutamadığım çehrelerin yardımcı olacak sen yokken nefes almama!… Gitmelisin sen… Gittiğinde yok olacağımı bile bile gitmelisin…

Ama sen de ağlama giderken. Bir damla göz yaşını görürsem ardından koşar sarılırım boynuna; gitmene göz yumamam bilirsin. İşte o yüzden yağmur yağmalı sen giderken. Koşar adımlarla gitmelisin…

Öyle bir gitmelisin ki ne sen cesaret edebilmelisin tekrar dönüp gelmeye, ne de ben seni arayacak gücü kendimde bulabilmeliyim. Yokluğuna alışamamalıyım.

Alışmamalıyım…

Alışamayacağım!…

Kasım canımı acıtıyor sevgilim! Her rüzgar estiğinde bana tokat atar gibi sallanıyor ağaçlar. Yerdeki yapraklar küfürler savuruyor sanki bana gitmene göz yumduğum için! Fakat sen bunları düşünme sevgilim! Nasıl olsa toprak bir gün beni kollarına alacak şefkati bulacak kalbinde… Nasıl  olsa bir gün görüşürüz bir yerlerde. Ben bunu umut ederek fakat olmayacağını hissederek ağlayacağım ardından bakarken.

Sen ise mutlu olacağını düşünerek git ardına bakmadan!

Gitmelisin biliyorsun…

Kasım, veda öpücüğü konduracak saçlarına benim için…

“Yine aylardan Kasım.
Sanki sende kaldı bir yarım.
Her nefesim, her ânım
Sanadır canım…”

——————————————–

– Hava çok soğuk, değil  mi?

-Evet, haklısın.

-Yağmur halâ dinmedi. Sen de çok kötü ıslanmışsın.

-Farkındayım.

-İçeri girelim istersen. Hasta olacaksın yoksa!

-Umrumda mı sanıyorsun?

-Her Kasım böyle oluyorsun. Ama bugün bir farklısın sanki?

-Boşver… Unut gitsin!

-Tahmin ettiğim şey mi seni üzen?

-Boşver dedim ya, kafa yorma bunlara.

-Gitti, değil mi?

-…..

-Gitmeliydi biliyorsun.

-Biliyorum…

Reklamlar