Elveda…

Merhaba anı defterim…

Hayat bazen çok boş geliyor biliyor musun?Öyle boş geliyor ki, uyumak ve bir daha kalkmamak istiyorum. Dehşet verici bir şehvet!

Hayatta yaptıklarımdan sorumluydum her an. Küçükken bile büyüktüm aslında. Sorumluydum olanlardan. Her an, her saniye yaptıklarım… İşim gücüm buydu; oturmak… İçler acısı bir trajedi!

Kırdığım kalplerin hepsi etrafa saçılmış durumda. Parçalarını bulup da toparlayamıyorum. Hangisi kimin kalbi bulamıyorum. Parçalarını bulsam da yapıştıramıyorum. Boşluktaki gizem gibiyim… Bomboş alanların tüm uçsuz bucaksızlığı, tüm ürpertisi, gizemi, çekiciliği, ıssızlığı ve korkusu üzerimde… Titriyorum gecenin karanlığında. Kaldırım kenarlarında çürümeye yüz tutmuş sigara izmaritlerinden biriyim… Sokakların solgun ışığının affına sığınıyorum… Duvar diplerinin çekik gözleriyim; karanlıkta parlıyorum!

Korku salıyorum etrafa. Korkusuzluğun korkusunu bilip, yayıyorum… Rıhtımda konaklayan eski bir tekneyim belki de… Yosunlarımla, deniz kokan tahtalarım, paslı çivilerim ve yırtık ufak yelkenimle mutluyum belki de…

Sokağa tüküren insanların ıslık sesleriyim… Duyanların kulaklarını tırmalıyorum. Bazen şöminedeki sıcak küllerim, bazen bir kola bardağının dibindeki buz artığı… Erimeye yahut soğumaya yüz tutmuşum… Buhar olup uçmak ya da yere batmak dileğim…

Zehrim sevgimdir. Bir sivrisinek gibi ısırıp, şişen yere saklıyorum gölgemi… Işıklar beenimi delip geçip, karanlıklarımı yok edinceye kadar orada kalıyorum. Sonrası gökyüzündeki bulutlara kalıyor…

Kaynayan suyun buharıyım göğe uzanan… Kitap sayfalarını çeviren ellerin yıpranmış geçmişiyim. Hiç düşünmeden yakılan onca ipek böceğinin sıcak kozasıyım. Yeşil bir elmanın içindeki kurtçuğum. Semaya yükselen çığlıkların içtenliğiyim. Sevgiyi arayanların umut dolu bakışlarıyım…

Ben, senim sevgili dostum!

Sen ve sana ait olanlar…

Özlemim Steve Irwin gibi benzersiz, sevgim zincirli kuyular kadar derin, göz bebeklerinden akan yaşlar kadar saf aşkımla seviyorum seni bebeğim. Öyle bir sevgi ki sahip olduğum, hayatımın tüm derinliklerine saklamışım sanki seni ve sanki ömür boyu yalnız seni beklemişim. Sen olacağını anlamışım sanki doğarken… Ve senin gibi safmışım küçükken…

Gözlerimin aradığı ve görmekten bıkmadığı tek şey senin gözlerin… O bakışların delip geçiyor beni ve ruhumun derinliklerine işliyor sanki. Bir rüya gibi seni sevmek… Yaşanması mucaize olan bir rüya gibi…

Hayallerimi süsleyen kar tanelerisin sen… Kardan adamımın burnu olan havuçsun… Kalemimden dökülen her harfsin sen… Ayağımın soldan üçüncü parmağındaki bensin… Avucumun içindeki çizgiler kadar sevimlisin… Odamın tavanındaki gökyüzümsün… Yıldızlarım, ayım, güneşim ve bana ait olan her şeysin!

Sen benim birtanemsin kıyamadığım…

Elveda…

Reklamlar