Hayat Denen ŞEYTAN

Hayat bana ne öğretti anne?
Sürekli konuşmalarımın bencilliğine sığınan
Kaçırdığım göz yaşlarımın perdesinde saklanan
Ufacık yüreğimin kapalı kapılarının aslında
Ne denli büyük ve iç karartıcı olduğunu mu?

Peki bununla ne kazandım ki anne?
Hani bana ne verdi geçirdiğim yıllar?
Sevgimle sarmaladığım bakışlar mı
Yoksa ağlamalarıma ağlayan insanlar mı
Yılların bana bahşettiği armağanlar?
İstemem anne, istemem…
Onlar ki benim için üzülmesin de
Benim akıttığımın yarısı kadar akmasın
Uğruna ölümü göze alacağım göz yaşları…
Bunun için istemem ağlasınlar uğruma
Ve istemem ben olayım kalplerindeki hüzünleri
İstemem ben olayım hayatlarında
Ve istemeden üzeyim onları..

En iyisi gitmek be anne..
Gidip de dönmemek en acısız olan.
Sevgiyi gömüp boş bir yere
Yok sayıp çekip gitmekmiş en iyisi..
Bunu da yeni öğrendim anne!
Hayat yeni şeyler aşılıyor omuzlarıma.
İstemesem de yapıyor anne…

Peki sen neredesin şimdi anne?
Kalbimdeki yerin hala dolu olsa da
Yanı başım hala boş be anne!
Sen yoksun diye akar göz yaşlarım
Ve hayat denen o bencil şeytan
İyice dürter yaramı ve akıtır kanımı..
Sen yoksun diye darbe üstüne darbe
Ben ne yaptım şimdi anne?
Ben mi dedim git diye?
Ben değil miydim tabutunun başında
Göz yaşları sel olup yitip giden?

Evet anne… İşte o bendim!
Fakat sen yoksun ve hayat
Beni rahat bırakmıyor geceleri…”

Reklamlar