Seslenişlerin Sessizliği

İfade gücü, insanın iç dünyasının dışa yansımasındaki ışıktır. O esnada birden bire ortaya çıkan ve gökyüzüne doğru uzanan bir ışık huzmesidir. Ve o huzmenin yoğunluğu; kelimelerin arkasına saklanmış seslenişler, yalvarışlar ve hıçkırıklar!… İşte ifade gücünün sevgiden yoksun bakışları… İşte kelimelerin çökük omuzlarına binmiş ağlamaklı suratlar…

Her donuk bakıştaki korku damarlarımda ilerliyor… Her karşılaşmada kaçırılan bakışlar, çevrilen başlar… ne kadar çok şey ifade ediyor aslında! Suskunluğumuzda söylediklerimiz ne kadar içten ve çekingen! Yıldızların parlaklığına sığınan umutsuz bakışlarımız ve göz yaşlarımızın ıslattığı kirpiklerimiz… Her göz yaşımızın anlattığı binlerce öykü, binlerce hatıra… Sessiz dokunuşların, sokak aralarına benzediği rüyalarda gibi hissettiğim de oldu her susuşta. Her yaprak yere düştüğünde bir kelimem silindi hafızamdan.

İletemedik iletilmesi gerekenleri… Yanında olup okşayamadık sevdiklerimizin. Biz yalnızdık aslında, yalnız ve korkak! Çarpık bacaklı komşu kadınların şüphe dolu bakışları arasında kayboldu cesaretimiz. Selamdan sabahtan ırak oldu sözlerimiz. Ve gözlerimiz… her yabancıdan sessizce kaçtı! Ellerimizin dokunduğu parmaklar karanlıkta kayboldular!

Korkusuzca bakamadık kumral sevgilimizin ela gözlerine! Kaçırdık bakışlarımızı ve ellerimizi… Yoktu öyle bir sevgi aslında! Hissedemedik seslenişleri ve hissettiremedik sevgileri! Şarkıların huzur veren müziğinde kaybettik benliğimizi ve biz yoktuk artık!

Yalnızdık kumsallarda…
Yalnızlık ve biz…
Yaşlandık anlamsız ayrılıkların uğruna!

Doyumsuz sohbetleri hiç bilmedik aslında. Ağlayanların omuzlarını okşayan ellerle hiç tanışmadık. Biz ağlarken yanımızda olan kimsemiz yoktu. Kimseyi tanımazdık. Günlerimiz martıları izlemekle geçerdi. Yalnız, tek başımıza, sessiz ve bir o kadar da gizemli…

Halkaların sakladığı sırların baş harfleriydik… Her cümlenin sonuna konan noktaydık. Biz sonduk, sonda kaldık!

Bitirdik yaşananları…
Bittik ve kaybolduk!
Biz yoktuk aslında!
Biz…
Hiç olmadık ki!

Reklamlar