Yazan: mihmandar Ekim 2, 2009
Seni anlamak zor gerçekten. Neden, diyeceksin. Haklısın da!
Sanırım cevabı biliyorum.
Seni anlamak zor gerçekten. Çünkü beni bu kadar insan eleştiriyorken sen sahip çıkıyorsun. Savunuyorsun. Sırtını sırtıma dayıyorsun. Hep bana dayan böyle, diyorsun.
Seni anlamak zor gerçekten. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | » yorum bırak;
Yazan: mihmandar Aralık 6, 2008
Nasıl olur da bir insan en nefes alamadığını, kimsenin kalbine dokunamadığını düşündüğü anda kalemine sarılır? Ona tutunur… Ondan umar… Belki der… Belki…
Elbet bir gün yaşayacaksınız bu duyguyu, anı… Ya da yaşadınız bile… Bir uçurumun kenarındasınız sanki ama ne iten var ne tutup çeken. Ortadasınız! Herşeyin ortasında… Belki de budur en çok yakıp yıkan. Üzen… Ağlatan… Tutunamamanız! Ne sahip olmanız ne de sahip olamamanız!
Ortada kalmanız! Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 1 Yorum »
Yazan: mihmandar Eylül 22, 2008
Sonbaharın kapımızı çok yakında çalacağını iliklerimde hissediyordum ama bu denli erken geleceğini tahmin etmemiştim. Birden her cam açışımda damarlarıma hücum eden sonbahar serinliğiyle hissettim gelişini…
Daha birkaç gün öncesinde gülümseyen gökyüzü yasa bürünmüş, ağlıyordu. Cıvıl cıvıl sokaklar gökyüzünü teselliye uğraşan yakınları gibiydiler. Bir vefata üzülürmüşçesine bir atmosfer… Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | » yorum bırak;
Yazan: mihmandar Haziran 20, 2008
-Uzun zaman sonra, bir şeyleri yeniden keşfetmenin heyecanıyla dopdolu içim!
-Keşfetmek… Keşif… Hım?!
Bu birçok insan için hiçbir şey ifade etmiyor. Garip gelecek belki (Garipsediyseniz bu iyiye işaret
ama öyle gerçekten… Amaçsız, anlamsız, sadece yaşamak için yaşanan saniyelerle geçip gidiyor zaman… Geçiyor… Ve… Gidiyor! Sona gittikçe yaklaşıyor! Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 1 Yorum »
Yazan: aycicegi Haziran 16, 2008
Umut hayattaki amaçlarını unutmamaktır. Düşünüp daima olacağına inanmaktır. Belki gerçekleşir diye yeni bir güne “merhaba” demektir. Umut beklemektir. Beklemek ve beklemekten bıkmamaktır!
Umut hayata bakışını değiştirir insanın. Güzel düşünüp güzel görmesini sağlar. Umut konusunda biraz eksiklerimiz ver sanıyorum ki. Düşünüp, olamayacağını hayal edip kendini hayattan soğutuyor bazıları. Görülüyor zaten… Durum ortada! Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 1 Yorum »
Yazan: mihmandar Haziran 4, 2008
Deniz kenarında bir kayanın üzerine oturmuş, güneşin batışını izliyorsun. İçinde ne olduğunu bilmediğin garip hisler taşıyorsun. Aslında o hisleri de umursadığın yok… Ne olduklarını öğrenmek istemiyorsun. Nereden geldiğini bilmediğin seslerin kulağına çarpıp seni rahatsız etmelerinden bıktın! Hem yalnızlığı, hem de sevdiklerini, onların yanında olmayı istiyorsun…
Biliyorum, her an onları düşünüyorsun. Yanına geleceklerini, gözlerinden akan sebepsiz yaşları sileceklerini, saçlarını okşayacaklarını düşünüyorsun. Farkında değilsin ama hep onları bekliyorsun. Gece, kumsalda ateş yakıp, etrafında çember oluşturacağınızı, birinin gitar çalacağını, sizin gözlerinizin dolacağını… Hep o anların hayaliyle uyuyorsun geceleri… Merdivenlerden inerken, yolun bitiminde karşına çıkacaklarının umudu var içinde…
Otobüs durağında gözlerin onları arıyor… Telefonları onlardır umuduyla açıyorsun… Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 2 Yorum »
Yazan: mihmandar Temmuz 23, 2007
Ne söylemeliyim bilmiyorum. Aslında nereden başlasam onu düşünüyorum. Belki de söyleyecek hiçbir şey kalmadı ama farkında değilim. Ya da fark etmek istemiyorum. Korkuyor muyum yoksa?
Evet, haklısın; sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı. Son sözlerimi mısralarıma harcadım. Hani o kırık dökük kalbimden düşen ufacık bir parçada yer alan, sana göre saçma, bana göre yetersiz satırlarım var ya… İşte onlarda kaybettim kelimelerimi. Sana dair tüm harflerimi o parçaya sundum ve kabul etti. Şimdi nerede kim bilir… Belki de sonsuz olmayı deniyordur yağan yağmurla… Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 7 Yorum »
Yazan: mihmandar Şubat 25, 2007
Doğânın gözlerini ovuşturmaya, esneyerek ve gevrek gevrek gülümseyerek uyanmaya başladığı saatlerde, küçük bir beden ve kısa süreli nefesleri vardı sokakta…
Otobüs duraklarında bir sis bulutu, ağlamaklı bakışlarıyla süzüyordu gelip geçenleri. Bir kedi yavrusu, ayakta durması için gereken günlük hâsılatını arıyordu kaldırım kenarlarında. Fakat bir Allah’ın kulu fark etmiyordu o gözleri! Kapkara, kalın, kıvrık kirpiklerine asılı şebnemleri kimse görmüyordu!
Ya günün doğmaya başladığı o saatlerde, henüz sıcak yataklarında uyurken binlerce insan; onun soğuktan titreyen elleri ve bir gülümseyişe, sıcak bir tebessüme hasret o bakışları yok mu! Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | » yorum bırak;
Yazan: mihmandar Ocak 19, 2007
Bir Nisan sabahıydı, hatırlıyorum.
Saçları üç numara kesilmiş çocukların mağrur bakışlarına aldırmadan gidiyordun. Bahçemdeki kiraz ağacının çiçekleri açmıştı; sana elveda der gibiydi gökyüzü…
Sen, gidiyordun…
Ben çocuklar gibi ağlıyordum arkandan bakarken. Saçlarım savruluyordu esen rüzgârla birlikte… Elim gitmiyordu gözyaşlarımı silmeye… Belki dönüp bakarsın son kez ve belki acıyıp vazgeçersin gitmekten… İşte bu yüzden silemiyordum gözyaşlarımı…
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 1 Yorum »
Yazan: mihmandar Ocak 13, 2007
İskemlenin kırık dökük tahtaları saçılmış odanın köşesinde. Şömineye atılacak ve bir kibritle birlikte çekip gidecek; geride yalnızca küllerini bırakarak…
İnsanlar da öyle değil mi zaten? Sürekli çekip giden ama bir elvedayı bile çok gören sevdiklerine… Gidenlerin ardından ağlayanlar düşünülmez ki… Düşen yaprak gibi dönüp bakmaz arkasına… Bakamaz! Yüzü yoktur geçmişine dönmeye. Gözlerini kaçırmadan, kıvrık kirpiklerine asılmış gözyaşları damlarken yanaklarına, tüm tutkusuyla bakamaz karşısındakine! Vazgeçmekten korkar… Çekip gitmesi gerekirken gidememektir tek korkusu…
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Deneme | 1 Yorum »